Dilek Güngör

Dilek Güngör

Mail: dgfhhf@hotmail.com

1 yıl ödemesiz ‘nefes’

Pandemi belasından en fazla zarar gören kesim esnaf oldu. Çünkü, Kovid 19 riski nedeniyle alınan kapanma kararları en çok onları vurdu.
Aylarca dükkanlarını açamadılar. Ama kiralarını, banka kredilerini, Bağ-Kur prim borçlarını ödemeye devam ettiler. Ödeyemeyecek duruma gelenler de ya işini devretti ya iflas etti.
Tabii, hal böyle olunca da hükümetin gündeminde ilk sıraya esnaf ve sanatkârlar yerleşti. Paketler art arda geldi. Kira desteği, gelir kaybı desteği, sigorta prim desteği, kredi desteği…

***

En son önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni bir hibe desteği daha açıkladı. Bir defaya mahsus olmak üzere esnafa 3-5 bin TL destek müjdesi verdi. Hibe desteğinin miktarı büyükşehirler için az bulunabilir. Ancak Anadolu'daki esnaf için 'can suyu' anlamına gelir. Hibe desteğinin detaylarını önümüzdeki günlerde Ticaret Bakanlığı açıklayacak.
Bir de Kabine Toplantısı sonrasında detayları paylaşılmayan 'Nefes Kredisi' var.
Öğrendiğime göre, Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank ve Denizbank'ın katılacağı destek paketinin büyüklüğü 5 milyar TL'yi buluyor. Yüzde 18 faizle kullandırılması planlanan paketten 135 bin işletmenin yararlanması planlanıyor. Esnafa 50 bin ila 200 bin TL arasında verilecek kredinin vadesi 3 yıl olacak.
İsteyenler ilk yıl hiç faiz ödemeyip, ikinci yıldan itibaren taksitlerini yatırabilecek. Ya da ilk yıl 6 ayda bir faiz ödemesi yapıp, kalan 2 yılda da krediyi eşit taksitle ödeyebilecek.
Kredi Garanti Fonu desteğiyle sağlanacak paketin bana kalırsa en can alıcı noktası ciro kaybıyla ilgili şart…
Duyduğum kadarıyla, cirosu yüzde 20 düşen firmalar bu destekten yararlanacak. Yani öyle ihtiyacı olan ile olmayan ayrımı net bir şekilde yapılacak.
Diyebilirsiniz ki, 'Yahu yine mi kredi'…
Hibe desteği açıklanmasaydı, 'haklısınız' derdim.
Ancak bu kez iki destek müjdesi birden geldi.
Gelelim kritik soruya…
Bunlar yeter mi? Dün gördüğüm kadarıyla esnafın büyük çoğunluğu hibe desteklerinden memnun…
Fakat birkaç istekleri daha var.

***

Örneğin, Kovid 19 sürecinden olumsuz etkilenen esnafın banka kredi borçlarının bir yıl ertelenmesini istiyorlar. SGK ve Bağ-Kur prim borçlarının kapanma süresince devlet tarafından karşılanmasını talep ediyorlar. Kira ve gelir kaybı destek ödemelerinin yılsonuna kadar devam etmesini arzu ediyorlar.
Bunlar yapılamayacak işler değil…
Zira, hafta başında bütçe rakamları açıklandı. Pandemiye rağmen bütçe perfomansı gayet iyi durumda… Hatta nisan itibarıyla yıllık bütçe açığı 94.1 milyar TL'ye indi. Açığın milli gelire oranı yüzde 1.7 ile 2018'in mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye geriledi. 2020'nin nisan ayında 43.2 milyar lira olan bütçe açığı, bu yılın aynı döneminde yüzde 60.8 azalarak 16.9 milyar liraya indi.
Biliyorsunuz, hükümet 2021 Bütçe Kanunu'nda, açık hedefini 245 milyar TL (GSYH'nin % 4.3'ü) olarak öngörmüştü.
Ancak daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan da Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan da yeni hedeflerinin yüzde 3.5 (kabaca 210 milyar TL) olduğunu belirtti. İlk konulan hedefe dönülse bütçede esnafa destek için epeyce marj yaratılabilir.
Dünyanın gelişmiş ekonomilerinin bütçelerine bakın…
ABD rekor üzerine rekor bütçe açığı veriyor. Almanya birleşmeden sonraki en yüksek açıkla boğuşuyor. İngiltere'de son 27 yılın en yüksek bütçe açığı kaydediliyor. Fransa bütçe açığının bu yıl GSYH'ya oranının yüzde 8.5'e ulaşmasını öngörüyor.
Velhasıl, bütçede biraz daha marj açsak da kamu maliyesi alanında Türkiye hala en iyi perfomansı gösteren ülkelerden biri olmaya devam eder.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar