Engin Ardıç

Engin Ardıç

Mail: jdfdnd@hotmail.com

Aşkolsun Mahmut

Sevgili dostum Mahmut Övür...
Muharrem İnce'nin beni haklı çıkardığını yazmışsın...
Hiç olur mu? Adam partisinin henüz açılmamış ne kadar il başkanlığı varsa hepsini dolaşıyor. Her mitingine ortalama yirmi kişi topluyor... Siyasi eylem yapıyor işte, daha ne yapsın?
Bak, geçen gün, "sinsi muhalefet" yapan, daha doğrusu tarafsızlık ayağından "gizli Meralcilik" yapan bir televizyon kanalına çıktı. Daha ne yapsın?
Projeleri de varmış, onları açıklamış.
Merak ediyordun, iktidara gelse ne yapar?
Cumhurbaşkanı seçilirse bir de başbakanı olacakmış, kim olacağını kendisi de bilmiyor.
Kendisi bile bilmiyorsa sormak bizim ne haddimize?...
Her partinin kendi adayıyla ortaya çıkmasından yana ama "muhalefet sizi çatı adayı gösterirse" sorusuyla "Vallahi fena teklif de değil hani" şeklinde birdenbire gevşiyor.
Kürt sorununu TRT ekranlarında tartışarak çözecekmiş.
Bu önemli bir adım. Kılıçdaroğlu Meclis'te "komisyon kurarak" çözecekti...
Anadilde eğitime "pedagoglar" karar verirmiş, daha doğrusu bir Kürt çocuğu anadilinde eğitim görürse İzmir'de doktorluk yapamayacağı için buna karşıymış.
Ahmet Arif'ten şiir bile okumuş, hem de ezbere... Daha ne yapsın?
"Kuvantum bilen cumhurbaşkanı adayı" olarak fizik de anlatabilirdi, dersleri karıştırmış.
Asıl bombası, senato.
Şimdilik yüzde 1.4 oyla iktidara gelirse o da kendi kafasına göre bir anayasa yapacak ya herkes gibi, senatoyu geri getirecekmiş.
Senato, parlamenter sistemin olmazsa olmazıymış. Bunu da şakşakçıları söylüyorlar.
1961'den önce Türkiye'de uzaydan gelme bir sistem vardı demek ki.
Atatürk ne kadar öngörüsüz, ne kadar yetersiz bir öndermiş ki, senato kurmak aklına gelememiş.
"Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur" diyordu.
Muharrem de "Egemenlik kayıtlı şartlı ulusundur, az birazı da bürokrasinindir" diyor... En bir hakiki ve de öz CHP tavrı...
Yoksa yaşlılığında kendine şöyle "kerli ferli" bir senatörlük mü şavulluyor?
Eh, daha ne yapsın?

***


AŞKOLSUN ÜLGÜR
Sevgili sınıf arkadaşım Ülgür Gökhan...
Çanakkale'nin ağası...
Aman ha, sınıf arkadaşım olduğunu açık ettim diye kendi mahallenden sana laf gelmesin, üzülürüm.
Tam elli yıldır görüşemedik, kalın beyaz bıyığın ve pembe tonton yanaklarınla pek şirin bir ihtiyar olmuşsun, gözlerinden öperim.
Fakat fena halde geri kaldın be Ülgür...
Her önüne gelen CHP'li belediye başkanı heykel dikiyor, sen nal topluyorsun.
Ot heykeli bot heykeli, dikilmedik heykel kalmadı. Şimdi de Bodrum'a "sünger heykeli" dikmişler.
Oysa ne delişmen karılar vardı oraya heykeli yapılacak... Bodrum'u özümsemiş...
Biliriz oğlum, gençliğimizde az mı dolandık oralarda?...
Sizin Kemal'in bir "adalet heykeli" projesi vardı Ülgürcüğüm. Çanakkale'ye dikecekti... Adalet tanrıçası Themis hani...
"Müslüman memleketinde ne tanrıçası ulan" tepkisiyle karşılaşıp oy kaybetmemek için vaz mı geçtiniz?
Geri kalma, hemen bir heykel de sen dik.
Priamos heykeli falan...
Nasıl olsa Troyalılar da Türk değil mi canım?
Sizin militanlardan birinin deyimiyle "Kılıç Taroğlu" heykeli de düşünülebilir.
Fakat ben sana daha iyisini önereyim:
Melahat Hanım'ın heykeline ne dersin?
O da bir nevi tanrıçaydı icabında, bilen bilir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar