Engin Ardıç

Engin Ardıç

Mail: jdfdnd@hotmail.com

Ayıp oluyor

Biz okulda "devrim tarihi" okuduk da okumadık.
Hem lisede hem üniversitede...
Ne lisede ne üniversitede...
Hesapça "en önemli ders" diye pazarlanırdı.
"Zorunlu" dersti ama "geçme garantili" dersti. Beden eğitimi gibi, resim gibi, müzik gibi, askerlik gibi.
Bize doğru dürüst hiçbir şey anlatmadılar.
İyi kötü bir şeyler öğrenmek isteyen "kendi çabasıyla" öğrenebildiyse öğrendi.
Koskoca Galatasaray, koskoca Boğaziçi "devrim tarihini" ciddiye almıyor, bunu bir "angarya" kabul ediyordu.
Ötekileri siz düşünün.
Lise tarih dersinde yılın son birkaç haftasına sıkıştırılır (kitabı da ayrıydı) ama genellikle sıra gelmez, fırsat bulunmazdı.
Üniversitede ayrı bir dersti, son sınıfın son döneminde, ama girmiyorduk...
Kantinde kızlarla lak lak ediyorduk...
İşte bu nedenle, bugün "mektep medrese görmüş" kabul edilen binlerce ve binlerce kişinin kafasında devrim tarihiyle ilgili birtakım "bulanık" bilgiler ve daha çok da papağan gibi tekrarlanan ve tekrarlatılan ezberler vardır.

***

Şimdi, hayat bilgisi dersinde çocuklara Atatürk'ün çocukluğu, "inkılap tarihi" dersinde de (devrim derlerse, neme lazım, laf başka yerlere gider!), devlet adamlığı yetenekleri anlatılıyormuş...
Atatürk'ün çocukluğu dedikleri, babasının ölümü, annesinin yeniden evlenmesi, bunun ruhunda yarattığı fırtınalar ve kişiliğinin oluşumuna etkileri falan değil tabii.
Makbule'yle birlikte kargaları kovalaması!
En hoş yanı, bütün bunların "ezberci anlayıştan uzak" olacak bir şekilde anlatılmasıymış.
Öyle ya, "Amasya Tamimi'nin maddelerini" sıralarsan iş bitiyor.
Tıpkı Karlofça Antlaşması'nın maddelerini papağan gibi saymak yani...
Atatürk özellikle putlaştırılıyor, "insani" yanları gözlerden uzaklaştırılıyor, bunlara değinmek küfür sayılıyordu.
Günün birinde "Atatürk'ün abisi Ömer" başlıklı bir yazı yazdım.
Kıyamet koptu.
Oysa Atatürk'ün bir üvey babası (Ragıp Bey) ve üvey kardeşleri vardı, eh, Ömer de onlardan biriydi.
"Atatürk üşümez, Atatürk yorulmaz, Atatürk acıkmaz" yaklaşımı iliklere işlemişti...
Ne anlatılıyormuş o derste?
"Doğum yeri, anne ve babasının adları, ölüm yeri ve Anıtkabir..."
Bilgiye kitakse.
Bir de ortaokul sınıflarında "Atatürk'ün demokrasinin gelişimine katkıları" bahsi varmış ki epey güldüm.

***

Ne yazık ki, basında bize küfür ve iftira eden karta kaçmış faşistlerin bilgi ve düşünce düzeyi de bunlardan daha ileri değildir.
Kutlu olsun!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar