Şebnem Bursalı

Şebnem Bursalı

Mail: hfhddj@hotmail.com

Büyük Türkiye’de Nereden Nereye

Çok uzun yıllardır yapmadığım tatilin hakkını verdim sanırım bu yıl. Ama meslek hastalığı yine peşimi bırakmadı tabii.. Görüştüğüm eş, dost, esnaf ve yerliyabancı herkesle sohbetlerin bir yanı hep Türkiye'ye, ekonomiye, siyasete, dünyadaki gelişmelere geldi. Bir kaç önemli gördüğüm izlenimim var. Ege sahilleri ağırlıklı gözlemlerimde 'pahalılık' yakınmalarına rağmen hangi gelir grubu olursa olsun tatilden vazgeçmek kimsenin aklına gelmemiş. Herkes kendi hesabına göre tatilini yapmış, yapıyor. Turizmciler (ki benim abim de turizmcidir) ve esnaf son derece memnun. Pandemiden dolayı iki sezon çekilen sıkıntıdan sonra bu yıl gelen yerli ve yabancı turist turizmciyi güldürmüş. Rusya- Ukrayna savaşının ve bu süreçte Türkiye'nin denge politikasının başta turizm olmak üzere ekonomiye katkısını size bir sonraki yazımda daha uzun anlatacağım ve iddia ediyorum ki; hem Tayyip Erdoğan'ın liderliğine hem Türkiye'nin büyüklüğüne bir kez daha alkış tutmaktan kendinizi alamayacaksınız. Avrupa ve dünyanın uyguladığı yaptırımlara rağmen Türk devletinin doğru politikasıyla Rus oligarkların dünyanın en büyük teknelerinin aylardır bizim denizlerimizde bulunmasının ne anlama geldiği ve hazırlık aşamasındaki yeni düzenlemelerle önümüzdeki dönemden itibaren Türkiye için yeni bir açılımın kaçınılmaz olduğunu anlatmaya çalışacağım. Sözün özü muhalefettin bütün algı politikalarına karşın, Ankara'nın dışına çıktığınızda Büyük Türkiye yolunda ne kadar emin adımlarla ilerlediğimizi çok daha net görüyorsunuz...

***


HAMDİ AĞABEY
Her insanın belli dönemlerinde dönüm noktası diyebileceği kişiler ve olaylar vardır. Bu, bazen bir kişidir bazen daha fazla. Benim meslek yaşamımda kendi ailemden sonra dönüm noktamı belirleyen ilk kişi idi Hamdi Türkmen. Yeni mezun bir gazeteci olarak TRT'den sonra geldiğim Sabah grubunda 1994'te Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni olan Hamdi Ağabey, Ankara'da yaptığım siyaset röportajlarımı ve kulis haberlerimi beğenerek beni (Egeli olmamdan da dolayıYeni Asır'a davet etmişti. Altı ay gibi kısa bir süreden sonra da önce köşe yazarlığı ve ardından Ankara Temsilciliğine onun döneminde atandım. Siyaset yazarlığı ve Ankara Temsilciğimde çok genç olmamla ilgili tereddütlerimi, kendimi, kendime güvenimi kendi üslubuyla hatırlatarak gideren Hamdi ağabey, genç ve başarılı gazetecilerin önünü açan az sayıda yöneticilerdendi. Beş yılı aşkın süredir amansız hastalıkla mücadelesini örnek bir direnç ve güç ile Cumartesi gecesine kadar sürdürdü. Ölüm haberini aldığımda ben ve benim gibi pek çok İzmirli gazeteciyi yetiştiren, güç veren, önünü açan Hamdi ağabeyin ne çok duayla gerçek hayata göçtüğünü düşündüm. 90'lı yılların kudretli bir bakanının hoşuna gitmeyen bir gerçeği yazdığım için doğrudan o dönemki patronumu (Dinç Bilgin) arayarak benim işten atılmamı, aksi takdirde gazete ile ilgili zorluklar çıkaracağını söylemesine rağmen, Hamdi ağabey direnmiş ve benim ve haberimin haklılığını izah ederek, ısrar ederek ve inisiyatif alarak dönemin kudretli bakanına! rağmen benim hakkımı, hukukumu ve nihayetinde ekmeğimi koruyup sahip çıkmıştı. Bugün onu son yolculuğuna uğurlarken, 90'lı yılların inişli çıkışlı siyaset günlerinde mesleğimizin zorluklarını kolaylaştıran yöneticiliğini, her daim ağabeyliğini ve bendeki hakkını, rahmetli Ahmet Piriştina'nın da çokça yer aldığı siyasetçi-gazeteci anılarını bir kez daha hatırladım. Cennet mekanın olsun Hamdi ağabey...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar