Hasan Basri Yalçın

Hasan Basri Yalçın

Mail: ljlsfjsdl@hotmail.com

CHP’de tasfiyeler tamam, sıra yeni kimlik inşasında

Zülfü Livaneli'nin başta Deniz Baykal olmak üzere geçmişteki sol parti liderlerine yönelik küçümseme ve ithamlar barındıran açıklamaları genelde kişiler üzerinden tartışılıyor. Ben de olayın böyle bir boyutunu olduğunu kesinlikle düşünüyorum. Ama biraz daha ötesi de var diyebilirim. Mesele sadece bazı isimlerle hesaplaşma gibi değil. Aksine CHP'ye ve sola yeni bir kimlik giydirme meselesi gibi.
Mesela Livaneli'nin ısrarla Kılıçdaroğlu'nu diğer isimlerden ayrı bir konuma yerleştirmesi, kendi yaptığı açıklamaların doğasına uymuyor. Gerçeği de yansıtmıyor. Ecevit, İnönü ve Baykal gibi organik siyasetin içinden gelerek defalarca parti kongrelerinde yarışmış isimleri bile "devletin adamı" olarak niteleyip Kılıçdaroğlu'nu ayrı tutması hiç de mantıklı değil.
Eğer operasyonla CHP'nin başına geçen biri varsa o da Kılıçdaroğlu'dur. Ecevit, İsmet Paşa'yla bile yarışarak siyaset yapmıştır. Baykal da farklı değil. SHP'de defalarca genel başkanlık için yarıştı. Olmayınca dönüp CHP'yi yeniden kurdu. Ve aslında siyaset arenasındaki en pis kumpaslardan birine kurban gitti. Hiç de öyle partinin başına operasyonla gelmiş gibi görünmüyor.
Halbuki Kılıçdaroğlu operasyonu hepimizin gözleri önünde gerçekleşti. Kaset kumpasının ardından tek aday olarak girdiği kongrede parti, Kılıçdaroğlu'na teslim edildi. O da ilk günden itibaren partideki ulusalcı ve Atatürkçü damarı tasfiye işine girişti. Kaset kumpası işinin Amerikan istihbaratının aparatı olarak kullanılan FETÖ tarafından yapıldığına dair sanırım kimsenin şüphesi yoktur. Tüm bu olup bitene rağmen eski sol liderleri küçümseyerek ve itham ederek Kılıçdaroğlu'nu temize çıkarmak bana hiç de masum bir açıklama gibi gelmiyor.

MİLLİYETÇİLİK YERİNE KÜRESELCİLİK
Livaneli işin ne kadar farkındadır bilemem ama bu açıklamalarıyla CHP'yi uzun zamandır kurgulayan mekanizmanın meşrulaştırıcısı işlevini yerine getirdiğini söyleyebiliriz. CHP'nin HDP ile yaptığı işbirliği başta olmak üzere milliyetçilik ve Atatürkçülük çizgisinden uzaklaşması, solun kültürel taşıyıcılarından biri olarak görülebilecek Livaneli üzerinden yapılıyor.
CHP'nin ulusalcı isimleri tasfiye edildiği gibi şimdi de kimliğindeki milliyetçilik oku tasfiye ediliyor. Yerine küreselci bir kimlik yerleştiriliyor. AB üyeliğini solculuğun bir esası gibi gören Livaneli, belki bilinçli belki de bilinçsizce "liberal solculuğu" CHP'de yaygınlaştırma işlevi görebilir.
Livaneli ve benzerlerinin yapacağı açıklamalar, bu zor lokmayı daha kolay yutulur hale getirmeye hizmet eder. Belli bir zaman sonra yine sanat camiasından veya solcu yazarçizer takımdan bu tür açıklamalar görürseniz şaşırmayın. Hatta ben sistematik bir tartışma bekliyorum.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar