Yıldıray Çiçek

Yıldıray Çiçek

Mail: yildiraycicek@turkgun.com

Demokrasi arayan ABD ve CHP'nin netleşen şapşallığı

          ABD’de yapılan seçimleri kaybeden Donald Trump, seçim sonuçlarını bir türlü kabullenmedi ve koltuğu bırakmamak için her yolu hâlâ deniyor. Son hamlesi ABD’yi iyice karıştırdı. Trump geçtiğimiz günlerde Twitter hesabı üzerinden 6 Ocak’ta başkent Washington DC’de protesto mitingi yapacağını duyurmuştu. Dediği tarihte de protesto mitingi yapıldı. Bu mitingde yaşananlardan dolayı bir anda ABD dünyanın birinci gündemi oldu. Trump taraftarları ABD Kongre binasını bastı. ABD Senatosu o gün Joe Biden’ın Başkanlığını onaylamak için toplanmıştı.

          Yazıyı kaleme aldığım vakitlerde olaylar devam ediyordu. Joe Biden olayları “Demokrasinin simgesi olan ülkemizin bu aşamaya gelmesi beni şoke etti. Bu kaotik manzara gerçek Amerika’yı yansıtmıyor ve derhal sona ermeli. Bunu yapanlar kanunsuz aşırılıkçılar. Yapılan protesto değil bir kalkışmadır.” şeklinde değerlendirdi. Trump ise olayların seyrinin tamamen değişeceğini hissederek “Bizden çalınmış bir seçim var ancak şimdi eve gitmek zorundasınız. Kimsenin incinmesini istemiyoruz. Eve gidin, sizi seviyoruz” açıklamasını yaparak taraftarlarını dizginlemeye çalıştı.

          Trump’ın uçuk kaçık hâline zaten tüm dünya alıştı da, Joe Biden’ın açıklamaları hem çok ikiyüzlü hem de gerçekten çok komik oldu.

          Joe Biden “Demokrasinin simgesi olan ülkemizin…” ifadesiyle mizahı başlatmış. Dünyanın her yerinde iç karışıklıklarda parmağı olan, işgallerde fiziki varlığı olan, milyonlarca masum insanın öldürülmesinde başaktör olan, kendi ülkesinde vatandaşlarını sorgusuz sualsiz polisler eliyle öldüren ABD’nin “demokrasinin simgesi” olmasını ifade etmek inanın deliliktir.

          Trump’a “ABD demokrasisi ve hukukun üstünlüğüne yönelik saldırılara son verilmesi” çağrısı yapan Joe Biden ABD seçimleri öncesi Türkiye’de hangi sözleriyle tartışılmıştı?

          Mesele kendi koltuğu olunca “demokrasi, hukukun üstünlüğü” nutukları atan Joe Biden, bağımsız bir ülke olan ve demokrasiyle yönetilen Türkiye’nin iç işlerine “Türkiye’de muhalefeti destekleyerek iktidarı değiştireceğiz, Erdoğan’ı devireceğiz. Darbe ile değil, seçimle” açıklamasını yapmadı mı?

          Sen ABD’de demokrasi, hukukun üstünlüğünü ararken niçin Türkiye’deki muhalefete akraban gözüyle bakmış ve hükümeti devirme planı içinde olacağını dünyaya duyurmuştun?

          “Demokrasi, hukuk” sadece senin koltuğun söz konusu olunca mı anlam kazanıyor? Bu kavramlara Amerika dışında başka ülkelerin ihtiyacı yok mu?

          Ne ikiyüzlü, ne sinsi, ne duygusuz adamlarsınız… Hepinize robot gibi program yüklemişler sadece onun için bu dünyada yaşıyorsunuz.

          Sen “Erdoğan’ı devirme” hakkını kendinde buluyorsan, Türkiye yahut başka ülkeler Trump’ın seni o koltuğa oturtmadan devirme çabasına destek mi vermeli?

          Ama Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı “ABD Başkanlık seçimlerinin ardından yaşanan ve bugün Kongre binasının göstericiler tarafından basılması teşebbüsüne kadar varan iç gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz. ABD’deki tüm tarafları itidal ve sağduyuya davet ediyoruz. ABD’nin bu iç siyasi krizi olgunluk içinde aşacağına inanıyoruz.” açıklamasını yaparak ABD’ye demokrasi ve adamlık dersi vermiştir. Ve tabii ABD’nin bundan önce Türkiye’ye yönelik yaptığı açıklamalara da bir ince gönderme söz konusudur.

          Çünkü 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra (24 Ağustos’ta) Ankara’ya gelen Joe Biden, “Biz o gece olaylar olurken gerçek olup olmadığını, yaşananların internet oyunu olup olmadığını, ciddi olup olmadığını anlayamadık” demişti. Şimdi Türkiye de aynı cümlelerle bir açıklama yapsa kim ne diyebilirdi?

          FETÖ’cülerin ByLock yazışmalarında “Biden, Can Dündar’ın oğlu Ege Dündar’a, ‘Bu adam (Erdoğan) bizi pek dinlemiyor ama TSK tarafından kokular geliyor” şeklinde cümleleri kurduğuna yönelik bilgiler ortaya çıkmıştı. Daha sonra kendisinin ifade ettiği “Darbeyle değil, muhalefeti destekleyerek Erdoğan’ı devireceğiz” sözleri de taşları yerli yerine oturtmuştu.

          ABD’nin başkanları hep böyle oldu, böyle olmaya devam edecektir. Yarın bir gün Joe Biden başkanlık koltuğuna oturduğunda kendi ülkesinde aradığı demokrasi ve hukukun üstünlüğünü başka hiçbir ülkede aramayacaktır.

          Herhalde gelişmeleri en kaygılı bir şekilde izleyen de Kemal Kılıçdaroğlu isimli siyaset çapsızıdır. ABD’deki seçim sonuçları daha netleşmeden dünyada Joe Biden’ı ilk tebrik eden ve “Sizinle çalışmayı dört gözle bekliyorum” diyen Kemal Kılıçdaroğlu herhâlde Joe Biden’ın koltuğa sağ salim oturmasını beklerken içi içini yemektedir.

          Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz’ün, ABD seçimlerinden hemen sonra “Joe Biden yönetiminden beklentilerinin Türkiye’de demokrasiye vurgu yapması” şimdi şu yaşanan olaylarla birlikte değerlendirilince CHP’nin bir ihanet şapşallığı olarak tarihe geçmiştir. Kendi demokrasisini bulamamış ve emperyalizm düşüncesiyle dünyadaki birçok ülkenin demokrasisini ortadan kaldırmış olan ABD’den demokrasi dilenen CHP’nin bu siyaseti inanın alçaklıktır.

          Biden- Trump taraftarları ABD’yi ikiye bölmüş durumdadır. Dünyanın huzurunu bozan ABD’nin kendi huzurunu arıyor olması oldukça manidar olmuştur. ABD okyanus ötesini aşıp aşıp başka ülkelere “demokrasi ve özgürlük getiriyoruz” deme ikiyüzlülüğünü bırakıp, bunları kendi ülkesi içinde oluşturma gayreti vermelidir. Trump’ın çılgınlıkları ABD’yi her şeye gebe bırakacak gibi gözüküyor.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar