Okan Müderrisoğlu

Okan Müderrisoğlu

Mail: dfdgdgd@hotmail.com

Erdoğan yine neden hedefte?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gerek tarih bilincinden ve yetişme tarzından süzülüp gelen gerekse devlet adamı kimliği ve yaşanmışlıklarıyla şekillenen "nev'i şahsına münhasır" siyaset tarzı ile bugünlerde yeniden hedefte. Acaba neden?
Bu sorunun Batı, yani AB marjındaki karşılığına dair benim bizzat ikili görüşmelerimden çıkardığım bazı sonuçlar var. Elbette vardığım kanaat, eksik veya aceleci bulunabilir. Bütün bu riskleri gözeterek yine de paylaşmak istiyorum.
Ama önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dün Ankara'da gerçekleştirdiği toplantıdan yansıyanlara bir bakmamız lazım. Fidan, AB Delegasyonu Başkanı Landrut ile AB üyesi ülkelerin büyükelçilerini kabul etti. Öyle anlaşılıyor ki... Gazze'deki trajedi, acil insani ateşkes ilân edilmesi, çatışmaların bölgeye yayılmaması, AB liderliğinin stratejik körlükten çıkması gibi mesajlar verilmiş. Ama ben, analizim açısından "vize meselesini" ön plana çıkarmak istiyorum. Neden? Çünkü bu vize bariyerinin, Türk iç siyasetini etkileme gibi örtülü bir amaca da hizmet ettiğini düşünüyorum da ondan. AB Büyükelçilerine, Türkiye'nin tam üyelik istikametindeki katılım müzakerelerinin dondurulmuş olmasının yanlışlığı tabii ki anlatılmış. "Ahde vefa" ilkesi ve yazılı açık taahhütlerine bağlı kalmalarının önemi (Vize muafiyeti ve de Gümrük Birliği'nin güncellenmesi) net biçimde ifade edilmiş. İlaveten... Terörle mücadele, Balkanlar ve Kafkaslar 'da istikrarın sürdürülebilirliği, Ukrayna'daki savaşa barışçıl çözüm de gündeme gelmiş. Türkiye ile AB arasındaki diyalog mekanizmalarının etkinleştirilmesi, AB'nin yeşil ve dijital dönüşüm programlarına Türkiye'nin entegrasyonu da zikredilmiş.
Gelelim AB'nin vize engellerine... Daha açıkçası Türkiye'ye dönük örtülü yaptırımlarına...
Başlangıçtaki bahane, "pandemi sonrası koşullardı!" Efendim ne imiş? Pandemi döneminde sınırlar kapatılmış, insan hareketliliği durmuş, derken kapılar açılmış, başvurular yığılmış, personel sayısı yetersiz kalmış. Eee? Şimdi eleman sayısını artıracaklarmış, işleri biraz daha hızlandıracaklarmış. Öğrenciler, sanatçılar, sporcular ve iş insanları için kolaylık sağlayacaklarmış! Sanki zaten yapması gerekenler için lütufta bulunuyorlar!
Oysa bu organize politikanın gerisinde Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı odağına alan başka hesaplar da var!
Birincisi, Türkiye... AB'nin, katılım müzakerelerini durdurması, Türkiye-AB temaslarının resmi zemininin kaybolması Brüksel'in ve kurucu babalarının bilinçli tercihi idi. Müzakereleri iptal etmeye kadar varan AB içi tartışmalara rağmen ekonomik nedenler, düzensiz göç riski ve güvenlik kaygıları AB Konseyi'ni çılgınca kararlar vermekten alıkoydu. Buraya kadarki hikâye hepimizin malûmu. Peki, "AB vize muafiyeti sözünü tutması bir yana olağan vize süreçlerini çileye dönüştürerek ne murat ediyor?" Bana göre, Türk insanını manipüle etmeye uğraşıyor. "Bırakın tam üyeliği. AB'ye gevşek bağlarla bağlanın, ayrıcalıklı vize rejiminden yararlanın, ekonomik bağlarınızı gözetin, Akdeniz kuşağı halkasına tutunun, AB'nin güvenlik garantörü olun, karşılığındaki cazip önerileri fırsata çevirin" tarzı bir kurgu bu. Türkiye'yi AB'de ana aktör olmaktan çıkaran, AB'ye yörünge devlete dönüştürmeyi öngören bir plân.
İkincisi, doğrudan Sn. Erdoğan'a ve dış politikada geliştirdiği doktrine karşı bir tutum... Vize eziyeti, gümrük kapılarındaki rahatsız edici işlemler vb. ile Türkiye'de gelişecek tepkinin, doğrudan Erdoğan'a yöneltilmesi adeta tetikleniyor. "Bütün bunlar Erdoğan'ın sorgulayıcı, hatta sarsıcı söylemlerinden de kaynaklanıyor!" algısı işleniyor. Bu sayede Erdoğan'ı, uluslararası ilişkilerde Türkiye ekseni iddiasından uzaklaştırma veya Erdoğan'ı sebep haline getirip, siyasal tabanını erozyona uğratma arayışı sergileniyor...
Kanımca, en keskin Erdoğan muhalifleri bile ne kadar eleştirirlerse eleştirsinler, temel nedenin AB'nin siyasal miyopluğu ve buna dayalı senaryosu olduğunu görmezden gelemiyor. Geriye, Erdoğan'ın değil er ya da geç AB'nin değişimi şıkkı kalıyor!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar