Dilek Güngör

Dilek Güngör

Mail: dgfhhf@hotmail.com

Gündoğdu Meydanı’nı bırak Gültepe’ye bak...

Merhum Turgut Özal ne güzel demiş, "Ben bir icraat yapacağım zaman sol kafaların yazdıklarına bakarım. Eğer hiç sesleri çıkmıyorsa o projeyi yapmam, rafa kaldırırım. Yarısının sesi çıkmıyor, yarısının sesi çıkıyorsa o projeyi yeniler, öyle yaparım. Eğer bütün solcular projeyi engellemek için yaygara yapıyorsa hiç kimseyi dinlemem, o projeyi aynen yapar ve bitiririm. Çünkü o proje memleket için hayırlara vesiledir" diye...
Vallahi doğru billahi doğru...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sosyal konut projesini açıkladığı günden bu yana muhalif kesimlerin açıklamalarına bakıyorum. Hepsi yaygara yapıyor. Öyledir ya, kuraldır, en çok bağıranlar, en kötü malı satanlardır!
Halbuki, hepsi sözüm ona sosyalistler... Kendi ideolojik görüşleri gereği sosyal devlet anlayışını daha fazla benimsemeleri gerekir.
Ama nerdeee, tam tersi istikametteler.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp, Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesine "Defalarca ısıtılıp ısıtılıp insanımızın önüne konmuş bir proje. Yıllardır aynı hikaye" diyebiliyor. TOKİ'nin 20 yılda 1 milyon 170 bin konut yaptığını unutarak... CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'dan özür bekliyor. -Ne içinse, sanırım dar gelirlilere umut olması hasebiyle...- CHP'li Orhan Sümer iktidarın çıkış yolunu betonda gördüğü için projeyi yaptığını söylüyor.
Dahası da var...
Mesela, işi sosyal konut yapmak olan KİPTAŞ...
Genel Müdürü çıkmış, sadece konut üreterek konut krizinin çözülemeyeceğini söylüyor.
Yahu, adama sorarlar, dünyada bu işleri belediyeler de yapıyor.
Git bak Viyana'ya, Madrid'e, Amsterdam'a...
Hadi diğerlerini geçtim, KİPTAŞ olarak senin ortaya çıkıp, 'ben İstanbul'a iki katını yapıyorum' demen gerekmez mi? Ama onlar da haklı... Nasılsa kitlelerine, veriyorlar bir Tarkan, iki Şahan...
Kafalar güzelleşiyor!
Sonra tabii hepsi İzmir'in dağlarında çiçekler açtığını görür!
Tavsiyem, şöyle Gündoğdu Meydanı'ndan Gültepe'ye doğru gelin. Vatandaşın heyecanını görün.
Daha fazla konut istediklerine şahit olun. Erdoğan'a dualarını dinleyin.
Asgari ücret alan da emekli de engelli çocuğu olan da genci de yatıp kalkıp bu projeyi konuşuyor.
"Taksitleri nasıl ödeyeceğim, pahalı" diyeni duymadım.
Hatta diyorlar ki, "Devlet sosyal konut sayısını 500 binde bırakmasın, daha fazla yapsın. Gerekirse, fiyatı da 608 bin TL yerine 750 bin liraya çıkarsın ama sayıyı artırsın. Bizi bankalara muhtaç etmesin. Bankadan kredi alıp, iki katı faiz ödeyeceğimize, devletimize daha fazla taksit öderiz. Başımızı sokacak bir evimiz olur.
Aynı fikirdeyim.
Devlet Cumhuriyet tarihindeki en büyük sosyal konut hamlesini başlattı. 5 yılda 500 bin sosyal konut, 250 bin konut amaçlı arsa, 50 bin işyeri yapacak.
İlk etapta sayı 250 bin konut, 100 bin konut arsası, 10 bin işyeri...
Konutta başvurulara bakıyorsunuz, bir günde 1 milyonu buldu.
Kim bilir 31 Ekim'e kadar kaça çıkacak.
Belli ki, her başvuranın talebi karşılanamayacak. Bazı vatandaşların kurada elleri boş dönecek.
O zaman ne olacak?
Bence, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye Bakanlığı, kafa kafaya verip, hesap-kitap yaparak daha fazla konut üretimi sağlamayı planlamalıdır.

***


MONOPOLCÜ CHP'LİLER...
Önceki gün ilginç bir şey oldu. E-ticaret Kanunu'nu ilk ben yazdığım için Meclis'teki tartışmaya kulak kesildim. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ Meclis'te düzenlediği basın toplantısında CHP'nin evet oyu verdiği yasayı Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıdığını söyledi.
'Nasıl yani...' demeye kalmadan, CHP'li Özgür Özel'in açıklamasına rastladım. Partisinin çelişkili ve tutarsız başvurusunu gizlercesine bir şeyler konuştu.
Düşünsenize, firesiz ve jet hızıyla çıkan bir kanundu.
Hatta o dönemde epey de şaşırmıştım.
Herhalde uzun zamandır ilk kez iktidar ve muhalefetin oy birliğiyle geçen ender kanunlardandı.
AK Parti'nin 199, CHP'nin 52, HDP'nin 10, İyi Parti'nin 13, MHP'nin 32 vekili el kaldırmış onaylamıştı.
Hatta iptal başvurusunda imzası olan CHP'li vekiller bırakın Meclis'te sadece 'noterlik' (!) yapmayı, bayağı da hararetle iktidarın teklifini savunuyorlardı. Misal, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay...
Kanun görüşmeleri sırasında, "Namuslu, yerli, kaliteli, emperyalizme ve tekellere savaş açan milli bir kanunumuz olmuş" diyordu. İzmir vekili Tacettin Bayır, yasa teklifinin tekelleşmenin önlenmesi için gerekliliğini anlatıyordu. CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçelebi, "Türkiye'de bu piyasa tekelleşmeye doğru gidiyor" açıklaması yapıyordu. Tam AYM'ye iptal başvurusu süresinin son gününde ne olduysa tekelleşme karşıtı CHP'li vekillere! AYM'nin yolunu tutmuşlar...
Herhalde alelacele olacak ki, muhalefet şerhinde yer alan herhangi bir hususu gerekçe göstermeden iptal başvurusu yapmışlar.
Vallahi merak ediyorum. Dün birkaçını aradım, ulaşamadım.
Bir ay içinde böyle 180 derece dönüş nasıl oldu? Monopolcülüğün daha mı iyi olduğuna kanaat getirdiniz? Hayırdır...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar