Okan Müderrisoğlu

Okan Müderrisoğlu

Mail: dfdgdgd@hotmail.com

İki program... İki ortak payda... ‘Adil olma ve hak ekseni’

Dün iki farklı konuda, birbirini tamamlayan programları izledim.
İlki sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın 2023 Yılı Bütçesi'ni takdimi idi. İkincisi ise öğleden sonra Anayasa Mahkemesi'ne yeni üye seçilen Muhterem İnce'nin yemin töreni.
Önce bütçeden başlayayım...
Sn. Oktay'ın sunumunun en çarpıcı bölümü, şu paragrafta ete kemiğe bürünmüştü:
"2023 bütçe kanun teklifimizi, vatandaşımızı küresel belirsizliklerden ve risklerden koruyacak, her kesimden insanımızı kollayacak şekilde adil ve sosyal bir anlayışla hazırladık!"
Bütçedeki adil olma mesajı ve sosyal devletin gerekliliklerini gözeten vurgu, önümüzdeki seçimin de odağına oturacak. Bu yaklaşımın çatısı ise "enflasyonla mücadele" üzerine örülecek. Nitekim Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Hayat pahalılığının yol açtığı zorlukları telafi edecek politikaları da hayata geçiriyoruz" derken, yine sade vatandaşı merkeze alan siyasal duyarlılığı da özetlemiş oluyordu.
Belki farkındasınız...
CHP yönetimi, dezavantajlı olduğu iki sahaya gözü kara biçimde girmeye uğraşıyor.
Bunlardan birincisi... Hakiki manada özeleştiri vermediği "başörtüsü" konusu.
İkinci ise... Düne kadar küçümsediği "sosyal destek reçeteleri!"
Şimdilerde, sebebi olduğu başörtüsü sorunu ile ilgili yasal düzenleme vaat eden CHP'nin eş zamanlı olarak aile sigortası modeli ile toplumun sosyoekonomik açıdan en kırılgan kesimlerine erişme atağına şahit oluyoruz.
Ve tuhaf bir şekilde, hükümetin dar ve sabit gelirlilere nefes aldıran kararlarına, "seçim yatırımı" gözüyle bakan CHP'nin, gerek başörtüsü gerekse sosyal yardımlar üzerinden yaptığı hamlelerle esasen kısa vadeli "seçim hesabı" ile hareket ettiğini görüyoruz!
CHP'nin, salon siyasetini, vesayet odakları ile kol kola yürümeyi tümüyle bıraktığını söylemek güç olsa da partinin adındaki "halkı" hatırlaması yine de önemsenmeli!
Ama...
AK Parti sadece 2023 için değil son 20 yıldır, "kimsesizlerin kimsesi olmayı" sürdürüyor. Ve bütçenin yüzde 6'sını gurebaya ayırıyor. Ödeme gücü olmayan vatandaşların sağlık priminin karşılanması, 65 yaş üstü yaşlıların ve engellilerin yakınlarına bakım aylığı ödenmesi, sosyal konut ve aile destek programlarının finansmanı, yoksul ailelere elektrik tüketim desteği sağlanması, eğitim taşıma giderinin üstlenilmesi vb. uygulamalar AK Parti ile kurumsallaşmış sosyal devlet örneklerinden sadece birkaçı!

***

İkinci programa gelince...
İşin özü, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'ın konuşmasının satır aralarında mana buldu. Arslan, Anayasa Mahkemesi'nin insan hak ve özgürlüklerine verdiği önemi ve bu değerleri koruyup genişletmeyi amaçlayan önceliklerini anlatırken Tevrat'tan, İncil'den ve Kur'an-ı Kerim'den "adalete dair" hükümleri hatırlattı. Ve Mahkeme'nin geleceğine yönelik şu hassasiyeti paylaştı:
"... En çetin sınama, hak eksenli yaklaşımın korunması ve sürdürülmesidir. Anayasa yargısının varlık nedeninin anayasanın üstünlüğünü ve temel hakları korumak olduğu dikkate alındığında, hak eksenli yaklaşımın sürdürülmesinin ülkemizin ve insanımızın menfaatine olduğu izahtan varestedir!"
Ben de diyorum ki...
Vicdan ve adalet terazisinin eşsiz çizgisi hepimizin rehberi olsun!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar