Engin Ardıç

Engin Ardıç

Mail: jdfdnd@hotmail.com

İnce çelişkiler

Tutarlı bir politikan yoksa saçmalarsın...
Ne politikan vardır ne programın, tek umudun "küskünler"...
Önce "Yüzde 50 artı 1 ile iktidara geleceğiz" dersin.
Elbette diyeceksin. Hanginiz demiyorsunuz ki?
Ama sonra da hemen eklersin: "İttifak olmaz demiyorum!"
Böyle yola çıkılmazmış, bir siyasi partinin gücünü düşürür, iddiasını ortadan kaldırırmış.
Ama "zamanı gelince" kaldırmazmış.
O zaman ne zamanmış?
Seçimlere birkaç ay kala.
Yani kazanamayacağını idrak edince.

***

Partinin grup başkanvekillerini kendisi seçmeyecekmiş, milletvekilleri seçeceklermiş.
Bu da demokrasiymiş.
Bu kimin umurundadır?
"Parti içi bir mesele" parti dışındaki vatandaşı neden ırgalasın?
Bize ne sizin başkanvekiliniz Ahmet olmuş ya da Mehmet olmuş?

***

Peki zamanı gelince kiminle ittifak yapacaksın?
"Ağzına Atatürk ismini alamayanlarla" mı?
Yoksa Kürt devleti kurmak isteyenlerle mi?
"Elli artı bir için çalışacağız, seçimlere üç dört ay kaldı mı bu iktidarı değiştirmek için tabii ki ittifak yaparız..."
"Şartlara göre hepsiyle ittifak konuşulabilir..."
Yani şeriatçılarla bile.
Bu ne demek?
Beni çok da ciddiye almayın, demek.
Benim içim boş, demek.
Ben atıyorum ama tutacağını sanmıyorum, demek.
Ben iktidara gelemem, koalisyonda bir bakanlığa fit olurum, demek.
Taşra politikacısı olmaktan kurtulamadın.
Hâlâ içinde bir umut, CHP'nin başına geçmek...
Çünkü Türkiye'nin başına geçemeyeceğini iyi biliyorsun.

***

Peki diyelim ki zamanı geldi, ittifak yoluna girdin, Kılıçdaroğlu da ortak aday gösterildi senin evvelce istemiş olduğun gibi, CHP'nin başkanı ya, parti başkanı aday olsun, öyle demiyor muydun?
Ve de ikinci turda kazandı!
Sayende kazandı.
Hani nereye gitti bütün o afran tafran?
Nereye gitti bütün mesain?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar