Engin Ardıç

Engin Ardıç

Mail: jdfdnd@hotmail.com

Jeostrateji ve de alafortanfoni

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, "Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmak istiyor" dedi.
Buna "Eh, olsaydı fena olmazdı hani" diye cevap vermeyecek Türk yoktur.
Türk solu işte bu nedenle de "tutunamamıştır", birçok başka nedenin yanı sıra...
Çünkü bize ısrarla "mazlum bir ülke" olduğumuzu söylediler.
Hatta bir ara, imparatorluğun merkez ülkesine, Arnavutluk'u yani en kıyıda köşede kalmış "periferi" eyaletini rehber gösterecek kadar da zırvalamışlardı...
Fransız kaşığıyla Türk maması yediklerinden, Frantz Fanon gibi sömürge aydınlarının sömürgelikten yeni kurtulmuş ya da kurtulmaya çalışan ülkeler için düşündükleri reçetelere bel bağlıyorlardı...
"Ülkemiz emperyalizmin pençesinde yarı feodal, yarı sömürge bir ülkedir" diyorlardı.
Kazın ayağı öyle değildi.
Biz gariban değildik.
Burası batık bir imparatorluğun mirasçısıydı.
Bütün görkemi, bütün cafcafı, arkasından da bütün bozgun iklimi, bütün moral bozukluğuyla...
Kemalistler istedikleri kadar aksini iddia etsinler, bu böyleydi.
"Refleksleri" de ona göre olacaktı tabii.
"Osmanlı refleksi" 2002 yılında öyle bir patladı ki, yirmi yıldır dinmiyor.
Bunları söyledik, kötü kişi olduk.
Tayyip Erdoğan'ın niçin kazandığını ve niçin gene kazanacağını da göremiyorlar.

***

Böyle olduğu için de dış politikaya hep "almak-vermek" düzeyinde baktık.
Ordumuz Kıbrıs'a demokrasi götürmek için falan çıkmamıştı. Biz Kuzey Kıbrıs'a hep "aldık" gözüyle baktık.
O sıralar hükümet ortağı olan Necmettin Erbakan, "Milletimiz Kıbrıs'ın tamamını istiyor" diyordu...
"Kaybetmiş olduğumuz toprakların hiç olmazsa bir kısmını" geri alıyorduk...
Kürt ayrılıkçılığına gösterilen tepkinin bu kadar şiddetli olmasının da nedeni "Gene mi toprak vereceğiz" endişesidir.

***

İmdi... Yeni bir Türk-Yunan savaşı çıkar mı?
Çıkarsa... Çarpışmalar herhalde Trakya'da olmayacaktır. Hemen burnumuzun dibinde güçlü bir Amerikan yığınağı oluştu.
Adalar üzerinde savaşılır ve iş "daha fazla uçak düşürme yarışına" gelir dayanır.
Diyelim ki birkaç kıytırık adayı ele geçirdik...
(Girit'i geri alacak halimiz yok ya.) Türkiye buralardaki Yunan yığınağını ortadan kaldırmakla yetinir mi?
Yoksa gene "aldık" fırtınaları mı estirilir?
Peki "nüfus" ne olacak?
Oralarda Türk sayısı parmakla sayılacak kadar düşüktür...
Gene bir "mübadele" mi yapacaksınız?
Bunları iyi hesapladınız mı?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar