Bizim Başkan

Bizim Başkan

Mail: bdflsfj@hotmail.com

Katar meselesi...

1913'e kadar Basra vilayetimizin Lahsa sancağının bir kazası olan Katar'ı Balkan Savaşlarında Bulgarlar, Çatalca'ya dayanınca imzaladığımız Londra Antlaşmasıyla İngiltere'ye kaybettiğimizi biliyor muydunuz?..

Kıl Kemal'e söyledim bunu!..

"Bulgar'la, Yunan'la niye gidip de Londra'da anlaşıyorsun kardeşiim?.

Kaparlar tabi, oh olmuş dedi!. "  

Ben de O'na:
"Zaten onlar da senin gibi, inci mercan diyarı Katar'ı bizden koparmak için İngiltere'ye çalışıyorlardı kardeşim!" demedim tabii.  

İncinir şimdi!..
Ağanın aksi kölesi!.

***

Katar, 1517 Mısır Seferinden itibaren Osmanlı toprağıydı. Ancak Arap Yarımadası eski halinde, yerel kabilelerin yönetimine bırakılmıştı.

Ziraat Bankası'nın ileri görüşlü kurucusu Mithat Paşa, Bağdat valiliği yaptığı dönemde İngilizlerin bulaştığı Katar'a bir sefer düzenledi.

İşte o günler, İngiliz emperyalizmine Anadolu'dan önce baş kaldıran Katar'ın en güzel günleriydi.

Sonra Sultan Abdülhamit döneminde, halifeye hususi bir sadakat gösteren bölgede İngilizlere erken teslim diğer kabilelerin oyunu bitmedi.

1915'te son Osmanlı askerinin çekildiği Katar camilerinde 1960'a kadar Sultan Abdülhamit adına hutbe okunduğu söylenir. 

Bunun geleneksel "siyasi hakimiyet sembolü" olduğunu da bilenler bilir. 

Ancak hutbe okuduğumuz kadar iyi gemi yapamıyorduk ve ne yazık ki İngiltere'nin Hint donanması Katar'a, İstanbul'dan çok daha yakındı. 

İmparatorluk büyük bir gürültüyle dağılırken Katar tabii ki elde tutulamadı. 

Sonra da Türkiye, gün geldi, 70 Sent'e muhtaç oldu!

***

Gelelim günümüze...
Osmanlı'ya bağlı kalmak için 1915'e kadar İngilizlere karşı direnen tek sancak olan Katar'ın dünya genelinde 335 Milyar Dolarlık yatırımı var.

İlk sıraları,
60 Milyar dolarla İngiltere,
45 Milyar dolarla ABD,
30 milyar dolarla Almanya kapmış durumda...

Finans ve ticaret aleminin "Yabancı sermaye" diye takla attığı ekonomi dünyasında Katar'ın kapışılan dış yatırımlarında Türkiye yaklaşık 20 milyar dolarla 7. sırada yer alıyor.

Portekiz, İspanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Ukrayna, Yunanistan, Brezilya, Arjantin; Mısır, Tunus, Fas, Kenya, Sudan, Uganda, Suriye, Lübnan, Çin, Tacikistan, Pakistan, Hindistan, Sri Lanka, Vietnam, Tayland, Malezya, Endonezya, Filipinler, Rusya, Avustralya..  Katar'ın yatırım yaptığı ülkeler arasında...

Bana sorarsanız Katar'la kurulan sıcak dostluk, Türk vizyonuna hele de üç hilalin altında siyaset yapan Kızılelma yolcularına maddi- manevi değer katar. 

Peki ne katmaz? 
Poposuyla düşünen Londra Chatham House yolcularına birşey katmaz meselâ.. 

Hatta her uçuşta bu "monşer bin selman"lar Katar'a % 20 sterlin ayak bastı parası öderler!

Londra hava alanının da 20'si Katar'ın çünkü...

***

Bugünkü Katar Emirinin dedesinin dedesi, son Katar Kaymakamımız Casim bin Muhammed, son bir umutla Balkan Savaşlarına 25.000 rupi göndererek elinden geleni yapmaya çalışmıştı.

1 rupi, en az 12 gram gümüş değerindeydi. 

Yani geçtiğimiz günlerde gemimiz, tankımız, uçağımız daha sağlam olsun diye elini cebine atan Katar, Türk Silahlı Kuvvetlerine ilk kez yatırım yapmıyordu!. 

Katar, İngilizlerin, haysiyet kırıcı körfez İttifakına Bab-ı Ali'nin imzaladığı antlaşmayla katılmak zorunda kalan son ülke olmuştur.

İngiliz sömürgesi olan son Körfez ülkesidir.
Bu konuda benzeri de yoktur. 

O yüzden!..
Hançer yedik filan, "Arap düşmanlığı" tamam da...

Biraz "hösst!" yani...
Sağına soluna bakmadan Kızılelma yoluna çıkılmaz... 

Dostu düşmanı bilmeden Turan kurulmaz!..

Katar, tarihten gelen, Bosna, Kosova, Kırım, Kıbrıs, Kafkasya benzeri bir dosttur. 

Çayı kahvesi helaldir, aklı başındadır.

Allah izniyle, öyle de kalacaktır!..

Saygıyla...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar