Şebnem Bursalı

Şebnem Bursalı

Mail: hfhddj@hotmail.com

Makine Kimya, 5 yıl içinde dünyada ilk 10’a girecek

Efes-2022 Tatbikatı çerçevesinde kurulan Savunma Sanayii Sergisi'nde Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü Yasin Akdere ile sohbette, yerli ve milli savunma sanayiinde nereden nereye gelindiğine dair önemli bilgiler aldık. Son iki yılda "anonim şirket" oluşumuyla baruttan tüfeğe, obüsten deniz topuna 484 adet ürün üretir hale gelen MKE'nin 5 yıl içinde dünyanın ilk 10 savunma şirketinden biri olacağını söyleyen Genel Müdür Akdere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendilerine verdiği "yapılamayanı yapma" talimatını uygulamaya devam edeceklerini belirtti. İşte dünya devi haline gelmek üzere çalışan MKE'nin iki yıldaki dönüşümü:

DENİZ TOPU ÜRETEN 2'NCİ ÜLKEYİZ
İtalya haricinde ilk kez deniz topu sisteminin MKE tarafından sadece bir yıl içinde yapılıp şimdiden iki ülkeden sipariş alındığını öğreniyoruz. 16 bin 864 parçacıktan oluşan, 16 kilometre menzilli, 60 saniyede 80 atış yapabilen yüzde yüz yerli "deniz topu sistemimiz" aynı zamanda NATO kriterlerine de uyumlu olduğundan çok kısa bir zaman içinde daha fazla satış pazarına sahip olacak. Şimdilik yılda 30 adet üretilen deniz topunun pazara çok rekabetçi bir fiyatla girecek olması da ihracat gelirlerine önemli katkı yapacak.



BORAN DAKİKADA 6 ATIŞ YAPABİLİYOR

Genel Müdür Yasin Akdere'den, MKE tarafından üretilen 105 milimetre çapında, 1700 kilogramlık ve şimdilik 52 kilometre menzilli yüzde yüz yerli havadan taşınabilir obüs BORAN için de şimdiden bir ülkeden sipariş alındığını, yılda 30 üretim yapılan BORAN için bu rakamın 2023 itibarıyla daha da artacağını öğreniyoruz. Eskiden ikinci atışı yapabilmek için namlunun 28 dakikada ateşlenebilecek duruma geldiğini hatırlatan Akdere, BORAN'ın dakikada 6 atış yapabildiğini söyledi

RDX BARUTU 12 AYDA ÜRETİLDİ
Bir yıldan az süre içinde tamamen yerli imkânlar ve milli teknolojiyle uçak bombaları, mühimmat, füzeler ve harp başlıkları patlayıcılarında kullanılan RDX barutunu üreten tesisin Ankara Elmadağ'da açıldığını söyleyen Akdere, 48 yıllık hedefe 1 yıl içinde ulaşılmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve güçlü iradenin desteğinin olduğunun altını çizdi. Yeni nesil patlayıcıları üretme kabiliyetinde süper lige çıkan Türkiye'nin, daha önce yurtdışından aldığı çok kritik ürün olan ve ana patlayıcı malzemesi olarak kullanılan RDX'i ihraç eder hale geleceğini belirtti. Baruttan 100 kat daha güçlü ve etkili patlayıcı olan RDX, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında MGK'da üretilmesi kararı alınmasına rağmen ancak 29 Nisan 2021'de Başkan Erdoğan'ın MKE'ye verdiği talimatla 12 ay gibi bir sürede fabrikada yapılır duruma gelmiş. Türkiye bu kritik patlayıcıyı dünyada üreten 5. ülke oldu.

57. ALAY, TÜFEK İSMİ OLDU
"PMT-57A"nın (Platform Makineli Tüfek) isminin çok anlamlı bir hikâyesi var. Çanakkale Zaferi'nin kahraman 57. Alay'ına ithafen bu isim verilmiş. Genel Müdür Akdere'den öğreniyoruz bu etkileyici hikâyeyi: "Bu tür patlayıcıların ve namlunun ömrünü belirlemek için ortalama 44 bin atış yapılır. Milli Savunma Bakanı'mız Hulusi Akar'ın talimatıyla titizlikle çalışırken bizim atış sayımız 57 bin olmuş. Arkadaşlarım bu sayıyı söyleyince, biz de o sırada Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü hazırlıklarını yapıyor olduğumuzdan ismi daha anlamlı olsun diye 57 sayısını da ekledik."

ÖNCE ASKERİMİZİN İHTİYACI
112 ana AR-GE projesinin devam ettiğini söyleyen Akdere, "Askerimizin ihtiyacı varsa pazara odaklanmak yerine, tek parça da lazım olsa üretime odaklanıyoruz" diyerek önceliklerinin ordunun ihtiyaçları olduğunu söyledi. Bu kapsamda değişebilir namluya sahip KN-12 isimli silah ürettiklerini, 1800 metre menzile sahip bu silahın sadece 7 kilo 200 gram ağırlıkta, 1 metre uzunlukta olduğunu ve kolay taşınabildiğini öğreniyoruz. Akdere, ilk kez değişebilir namluya sahip sistemin üretilmesiyle askerimize hem taşımada hem kullanmada diğerlerine nazaran çok büyük kolaylık ve üstünlük sağlayan bir silahın üretildiğini söyledi.

***


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TALİMAT: YAPILAMAYANI YAPIN
MKE Genel Müdürü Yasin Akdere, Almanya'da doğmuş, burada okumuş ve yıllarca Bosch da dahil dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapmış bir Türk olarak son iki yıldır ülkesinde böyle kritik bir görevi üstleniyor. Kendisine gelir anlamında çok daha yüksek şartlardaki dünya devi şirketleri bırakıp neden ülkesine döndüğünü sorduk. Çok anlamlı bir cevap verdi:
"Ben askerliğimi Burdur'da 1 ay bedelli yaptım. 17 ay açığım vardı anlayacağınız, ama gördüğünüz gibi habire uzuyor. Şaka bir yana ben ülkemin sevdalısıyım, bayrağımın sevdalısıyım. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın dediği gibi güçlü Türkiye için çok güçlü bir savunmaya ve yerli- milli olmaya ihtiyaç var. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Sayın Bakan'ımız bize öyle büyük güç verdiler ki buna duyarsız kalabilmek mümkün değildi. Tek bir örnek vereyim: Zırhlı muharebe aracı (Zırhlı Personel Taşıyıcı) için elektrikli motor üretimi konusunda Sayın Cumhurbaşkanı'mızdan izin istedik. Ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı bile sorgulamadan 1 günde tahsis etti ve biz 1 yıl içinde bunu üretmeyi başardık. Bugün 90 ülkenin elektrikli motor kullandığını söylersem nasıl bir pazara hükmedeceğimizi de anlatmış olurum sanırım.
Bize Sayın Cumhurbaşkanı'mız da, Bakan'ımız da "Yapılamayanı yapın" talimatı verdi ve başka da bir şey istemedi. Biz de bu güvene layık olmaya çalışıyoruz. Ve şunu herkes bilsin ki; 5 yıl içinde dünyanın ilk 10 savunma şirketinden biri olacağımıza söz veriyoruz."

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar