Okan Müderrisoğlu

Okan Müderrisoğlu

Mail: dfdgdgd@hotmail.com

Merkez Bankası Başkanı’na dair ilk izlenimler...

Bu sıralar gözler Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın üstünde. İş yapma biçimi, karar alma yöntemi, piyasalarla iletişimi çok merak ediliyor. Elbette Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın vizesi ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in referansı kendisine epeyce alan açıyor. Ama günün sonunda yumurta küfesi Başkan Erkan'ın sırtında.
Sn. Erkan öylesine ilginç bir dönemde görev üstlendi ki... Bir yanda Banka'nın iç bünyesindeki dönüşüm diğer yanda Türkiye'nin geçirdiği evreler ve nihayet dünde takılıp kalanlarla yarına odaklananlar arasındaki fark. Bütün bunlar daha ilk dakikadan Başkan Erkan'ın işini bir hayli artırıyor. Başkan'ın öğrenme- tanıma ve değişimi yönetme sürecinin aynı ana denk gelmesi ve tek haneli enflasyona ilişkin yüksek beklentiler de diğer hassas konular.
Bununla birlikte, Sn. Erkan'ın Bankalar Birliği ile buluşmasından sonraki izlenimler "olumlu!" Belli ki bankacılar Başkan hanıma zaman ve uygulama açısından kredi açmışlar. Başkanı, "algısı yüksek, konulara hâkimiyeti üst düzeyde, sabırlı ve hedef odaklı" bulmuşlar. Anlaşılan o ki... Merkez Bankası yönetimi, aceleci olmak yerine soğukkanlı olmayı yeğleyecek. Atılacak her bir adımda işletmelerin krediye erişimini kolaylaştıracak ve bankaları soluklandıracak adımlara öncelik verecek. Bu kararların çoğu "sadeleştirme tedbirleri" kapsamında alınacak. Elbette rezerv birikimi ile Kur Korumalı Mevduattan kademeli çıkış stratejisi de önümüzdeki ayların ana gündemi olmayı sürdürecek.
Burada kritik husus... Başkan Erkan'ın şeffaflık ve açık iletişim niyetinin piyasa tarafından istismar edilmemesi! Kararların etki analizleri ile takvime bağlı şekilde ve öngörülebilirlik içinde alınacak olması, sürpriz etkisinin en az indirilmesi başlı başına bir maliyet avantajı.
Ve son bir nokta...
Para politikası, ekonomik aktivitenin başındaki araç olarak görülmemeli. Esas olan güçlü siyasi irade ve maliye politikası ile desteklenmiş parasal duruştur. Bütün bunların ölçüsü ise finansal istikrarın pekiştirilmesinden ve fiyat istikrarının mümkün olduğunca hızlı gerçekleştirilmesinden geçmektedir!

***


FETÖ DİASPORASIYLA MÜCADELE YARIN DEĞİL HEMEN ŞİMDİ!
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in ve Cumhurbaşkanı Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç'ın sert açıklamaları yerinde ve gerekliydi.
Neden? Çünkü Batı demokrasisinin okulu olarak nitelendirilen Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Parlamenterler Meclisi, baştan sona sakat bir metni oyladı da ondan. O Avrupa Konseyi ki... Kafeteryasında PKK'lı teröristler ve FETÖ'cüler kol gezebiliyor. Pervasız şekilde Türkiye aleyhtarı lobicilik yapabiliyor.
Terörist darbecileri meşrulaştırmaya çalışan o dokümanın başlığı ise şöyle:
"Hukukun Üstünlüğü ve İnsan Haklarına Yönelik Artan Tehdit Olarak Ulus Ötesi Baskı Raporu!"
Giderek marjinalleşen bu AKPM, Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Türkiye'nin, "Gülen hareketi!" (terör örgütü demiyorlar!) ile bağlantılı olduğu iddia edilen herkesi takip etme konusundaki politikasından endişe duymaktaymış!
Ötesini konuşmaya, garabet ifadeleri burada tekrar zikretmeye gerek bile yok. Ama mutlak olarak gerekli olan FETÖ diasporasıyla mücadeleye yoğunlaşmış, tek işi bu olan özel kadrolara ve kurumsal yapıya olan ihtiyaç. Hem de yarın değil, hemen şimdi!
NOT: Bayramınız mübarek, bayram tadında günleriniz bol olsun. Birlik ve beraberliğimize asla zeval gelmesin...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar