Tuba Kalçık

Tuba Kalçık

Mail: gudfhdkf@hotmail.com

Oyuncularımızla gurur duydum

Bu yıl 75'incisi düzenlenen Cannes Film Festivali'ne Türk oyuncularımız damga vurdu dersek yeridir. Festivalden basına yansıyan kareleri gördükçe oyuncularımızla bir kere daha gurur duydum. Yeni nesilden duayen isimlere kadar birçok ünlü oyuncumuz kırmızı halıda arz-ı endam etti. Eskiden Edirne'den dışarıya tedirgin adımlarla çıkan sanatçılarımızı düşününce bugün gelinen noktayı son derece önemli buluyorum. Dünyanın ilgiyle takip ettiği böyle önemli bir organizasyonda Zerrin Tekindor, Ece Yüksel, Oğulcan Arman Uslu, Burcu Gölgedar, birbirinden kıymetli projelerle festivaldeki yerlerini aldılar. Bu toprakların yetiştirdiği yetenekli sanatçıların, yurt dışında ülkemizi temsil etmiş olması ayrıca gurur verici.



Türk dizilerinin uluslararası alanda popüler olması, elbette oyuncularımıza ilgiyi ve beğeniyi daha da artırıyor. Sanatın kültürel açıdan dünyaya açılmada son derece önemli bir köprü olduğu artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Türkiye de sinema ve müziğin yanı sıra son yıllarda yerli dizileriyle de bunu yapıyor. Dizilerin gösterildiği ülkelerde başrol oyuncularımız Hollywood starları gibi karşılanıyor. Dünyanın bir ucundaki izleyicinin Türk dizisinden etkilenerek ülkemizi tanıyor olması bile bence çok kıymetli. Kendi kültürümüzü, değerlerimizi, tarihimizi uluslararası alana taşımamız özellikle içinde bulunduğumuz yüzyılda son derece kritik bir öneme sahip. Batı dünyası yüz yıllar boyunca kitle iletişim araçları üzerinden dünyaya kültürel kodlarını yaymak için büyük çaba sarf etmişti. Biz ve bizim gibi ülkeler Batı'nın dayattığı bu kodlardan yeni yeni sıyrılıyoruz. İşte tam da böyle bir süreçte, başta oyuncularımız olmak üzere sanata emek veren herkesin bu bilinçle hareket etmesi gerekir. Yerelden globale uzanmayı hedefleyen, bunun için emek harcayan sanatçılarımızın sayısı arttıkça sanatımızla çok daha sağlam köprüler kuracağımıza inanıyorum.

Öfkenizi medya yerine psikologla paylaşın
Artık ayrılıklar da boşanmalar da medya önünde oluyor. Özellikle son yıllarda bu durum iyice moda olmuştu ama şimdiki kadar işin şirazesi kaymamıştı. Ayrılan ya da boşanan taraflar çıkıyor basının önüne, ağızlarına geleni söylüyor. Ortak çocuklarının olması da değiştirmiyor bu durumu. Sanki evin salonunda konuşuyorlarmış gibi büyük bir rahatlıkla kameraların önüne çıkıp ilerisini gerisini düşünmeden içlerindeki öfkeyi döküyorlar. Bu kadar şeyi yapıp tekrar barışanlar da var elbette. Mahremiyet denen şey gerçekten ortadan kalkmaya başladı. İki kişi arasındaki anlaşmazlığa ya da davaya konu olmuş durumların tüm ayrıntılarıyla medyaya taşınması bence kimseye fayda getirmez. Hele ortada bir çocuk varsa, getirse getirse zarar getirir. Bence bu duruma artık bir son verilmeli. Varsa içlerinde aşamadıkları bir öfke, bunu medya yerine bir psikologla paylaşmak çok daha sağlıklı olur diye düşünü

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar