Hasan Basri Yalçın

Hasan Basri Yalçın

Mail: ljlsfjsdl@hotmail.com

Rusya ne yapmaya çalışıyor?

Putin'i genel itibarıyla anlayabiliyoruz. Ukrayna'da yaşadığı sıkışmışlıktan rahatsız. Bunu aşmak için de yeni cepheler açmayı mantıklı buluyor olabilir. Genelde bu tür tüketme savaşları esnasında devletler böyle açılımlara eğilim gösterir. Tıpkı Almanların Birinci Dünya Savaşı esnasında Batı cephesindeki sıkışmışlığı, Doğu ve Güney'e yüklenerek aşmaya çalışması gibi.
Afrika'daki Rus aktivitelerini büyük oranda bu çerçevede değerlendiriyorum. Fransa'nın can damarlarını kesebilirse onların Ukrayna Savaşı'na bakışını değiştirebileceğini umuyor olabilir. Veya Polonya'yı tedirgin ettikçe NATO'nun içinde bir kırılma yaşanabileceğini hayal ediyor olabilir.
Aslında bunlar rasyonel düzlemde kötü hesaplar değil. Gayet yaratıcı olduğunu da söyleyebilirim. Ancak Rusya'nın bu düşüncesinde iki temel açmaz var. Birincisi, bu yeni cepheler başkaları için maliyet olduğu gibi Rusya için de maliyettir. İkincisi, karşı tarafa maliyet çıkarmak bu tür gerilim dönemlerinde karşı tarafın çözülmesini sağlamaktan çok kenetlenmesine de sebep olabilir.
Mesela, Afrika'da Fransa karşıtı darbeleri desteklemek ucuz fakat değerli bir yöntem olarak görülebilir. Ancak unutmamak gerek ki, karşı darbeler de ucuz ve etkili olabilir. Böylesi karşılıklı bir darbeler süreci başlayacak olursa Batılı devletlerin enerjilerinin daha uzun soluklu olacağını düşünüyorum.
Sıcak çatışmaya girmedikçe, iş ekonomik ve askeri destekle vekâlet darbeleri yürütmeye kalırsa ve kesin sonuç kısa sürede alınmazsa Batılı ülkeler kaynakları bakımından daha dayanıklı görünüyor. Dahası Afrika'da elde edilebilecek zaferler küresel siyasetin stratejik dengelerini pek değiştirebilecek hacimde değil.
Ama daha önemlisi, bu tür kayıkçı kavgaları kendi ruh hâlini yaratır. Küçük kazançlar stratejik zafer gibi görünür. Büyük kayıplar telafi edilebilecek hatalar olarak değerlendirilir. Mesela, Fransa Nijer'deki kaybını kendini diz çöktürecek bir olay olarak değil de telafi edilebilecek ve Rusya'dan hesap sorulması gereken bir olay görebilir.
Anavatan savunması olmayan hiçbir durum taraflarca hayati görülmeyeceğinden sürdürülebilir olarak değerlendirilir. Ölümcül risk içermeyen ve ağır ağır gelişen hastalıklar uzun zaman zarfında ölümcül hâle gelir; fakat tarafların ders almasına neden olmaz. Bu nedenle mesela Afrika'da Fransa'nın canını yakmak, Fransa'nın Batı ittifakı içindeki yerini sabitlemeye neden olabilir.
Normal şartlar altında, eğer rasyonel düşünce süreçleri işlemiş olsa, Rusya'nın da diğerlerinin de Ukrayna konusunda zaten barış ve müzakere arayışına çoktan girmeleri gerekirdi. Putin, "Benim canım yanıyor, onların yeterince yanmıyor, bu nedenle de müzakereye yanaşmıyorlar" diye düşünüyor olabilir. Ancak kendisi de geri adım atmak yerine gerilimi yaymayı deniyor. Kendisi ders almamışken Fransa'nın Afrika'da ders alması gerektiğini düşünmek doğru olmaz.
Ama zaten bu tür süreçler bir saatten sonra izzet ve şeref mücadelesine dönebilir ki, en tehlikeli hâl budur. O zaman herkes tükenene kadar kazanmayı bekler. Tükendikçe de tükenir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar