Engin Ardıç

Engin Ardıç

Mail: jdfdnd@hotmail.com

Spekülasyon

Erhan Afyoncu Hocamız ortaya "İmparatorluk kontrollü küçülebilir miydi?" sorusunu attı, öyle bir güne denk geldi ki Putin sayesinde konu gürültüye gitti.
Acaba İttihatçılar "imparatorluk topraklarının bir kısmını feda ederek asıl önemli kısımlarını koruyabilirler miydi?" diye soruyor...
Abdülhamid'in yaptığı da bundan başka bir şey değildi ki! O zaman Abdülhamid'e niçin küfrettiler ve ediyorlar?
Her köşeyi vatan gördüğümüz için hepsini birden savunmaya kalktık, kaybettik.
Bu da Osmanlı'nın İşkodra'yı, Basra'yı, Yanya'yı, Kudüs'ü "sömürge gibi" görmediğini kanıtlar.
Kemal Tahir merhum, "Yıllarca ya Araplar giderse diye korktuk, gittiler rahatladık" derdi, Kemalistler'in ağzından...
Aman sakın ha bu soruyu günümüze teşmil etmeyiniz!
Sonra "Bırakalım Kürtler'i gitsinler" diyen bazı Bilgi Üniversitesi mollalarına hak vermiş olursunuz.
Bakalım yüz yıl sonra torunlarımız bizim için de ne diyeceklerdir?

***

Bendeniz haddim olmayarak "Acaba imparatorluk yeni bir yapılanmayla ayakta tutulabilir miydi?" diye sormuştum...
1810'larda olabilirdi, 1910'larda hayır.
Osmanlı, yani Tanzimat öncesi "asıl" Osmanlı, on dokuzuncu yüzyılın başlarında tükenmişti.
Tükenmeseydi zaten Tanzimat olmazdı.
Acaba bizden ayrılmaya yönelen eyaletler (başta Yunanistan olmak üzere), bir "Osmanlı Commonwealth'ı" altında toplanabilir miydi?
Devlet başkanı olarak padişahı tanıyacak, içişlerinde özerk olacak devletler...
Bağımsız değil bağımlı devletler... Kendi meclisleri, hükümetleri, hatta paraları olacak ama kendini "bizden" hissedecek devletler...
Hani bugünkü Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda gibi, Büyük Britanya'ya oranla.
İttihatçılar iktidara geldiklerinde artık ok yaydan çıkmıştı, ne Anayasa tutabilirdi bunları, ne hürriyet. Tam tersine, İttihatçılar'ın bu saplantı ve özentileri imparatorluğun dağılmasını hızlandırmaktan başka bir işe yaramamıştır.
Önce "hürriyetle" denemek istediler, yürümediğini görünce tam zıddına, milliyetçiliğe döndüler, büsbütün çıkmaza saplandılar.
"Öyleyse biz de yeni bir imparatorluk kurarız" hevesiyle içine daldıkları Turan hayali, büsbütün çocukçaydı.
Fakat on dokuzuncu yüzyıl başlarında da Osmanlı'da ne bunları düşünecek, ne öngörecek ne de uygulamayı deneyecek kadrolar yoktu.
Bir kere, o kadroları yetiştirecek kurumlar yoktu.
Bize Rigas gibi bir adam lazımdı, ama yaşatmazlardı nasıl olsa...
Osmanlı İmparatorluğu bitmişti, oksijen çadırında bir asır daha yaşattılar.
Tanzimat, Osmanlı'nın "entübe edilmesinden" başka bir şey değildir.
Hortumu da İttihatçılar çektiler kopardılar.
Şimdi gene bir çuval inciri berbat etmeye hazırlanıyorlar.
CHP ve ortakları iktidara gelirse Türkiye bitmiştir. Haberiniz olsun.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar