Şebnem Bursalı

Şebnem Bursalı

Mail: hfhddj@hotmail.com

TOGGether

Başlıkta İngilizce kelime kullanmak adetim değildir ama günün anlam ve önemine böylesine denk gelince TOGGether demek istedim. Together İngilizcede 'birlikte' karşılığına geliyor. Benim başlıkta kullandığım kelimede orijinale büyük harflerle bir 'G' harfi daha eklediğimi farketmişsinizdir. Bir hedefe, bir ülküye inanmak kadar, birlikte inanmak, birlikte gayret etmek ve birlikte o hedefe yürümenin vücut bulduğu bir zaferi yaşadık çünkü iki gün önce. Cumartesi günü Başkan Erdoğan ve pek çok muhalefet lideri, protokol ile birlikte gençlerin de katılımıyla görkemli bir açılışta, Türkiye'nin ilk yerli ve milli otomobili TOGG'u banttan indirildi. Tam altmış bir yıllık bir rüyanın gerçek olduğuna tanıklık ettik o gün. Son yirmi yılda tanıklık ettiğimiz, birlikte yaşadığımız başka pek çok rüyanın gerçek olduğu gibi, Türkiye'nin gurur projelerinden biri daha artık hayata geçti.
Bizim kuşaktan olanlar daha iyi hatırlayacaktır. Çocukluğumuzda ilkokulda "Yerli Malı" haftası düzenlenirdi. Günlük hayatta kullandığımız ürünlerde yerli malının önemi ve yerlinin yanında milli olanın kıymeti anlatılır ve örneklerle bizlere bu duygu aşılanırdı. Kendi yaşamımdan örnekle, 30'lu yaşlarımdan bugüne kadar son yaşadıklarım, çocukluğumda bir duygu olarak verilen ama ilk gençlik yıllarımda ütopya olarak hissettiğim yerli ve milli duygusunun son 20 yılda tek tek gerçekleştiğine tanık olmanın gururunu yaşattı, yaşatıyor defalarca. Cuma günü Ankara Arena Spor Salonu'nda Başkan Erdoğan'ın "Türkiye Yüzyılı" olarak lanse ettiği muhteşem kavramın, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında en doğru, en gösterişli ve en anlamlı başlangıcı oldu Gemlik'teki TOGG Töreni. 100. yıla bir kala en büyük bayramımız Cumhuriyet'in en hakiki kutlaması, yarım yüz yıldan daha uzun süre sadece hayalde kalan bir hedefin gerçekleştiğinin görülmesi olabilirdi ancak.
Hiçbir hikayenin yarım kalmadığını bilecek yaştayız artık. Hikaye iyi ya da kötü, olumlu ya da olumsuz ama illa ki biter. Bu milletin boğazında düğümlenen çok nefesi, kursağında kalan çok lokması, pek çok hikayesi hep kötü bitti uzun yıllar. Ama çok şükür ki son yirmi yıldır sonu hep güzel biten hikayeler yaşıyoruz. Rakamlar ya da örneklerle sizleri boğmak istemem ama bugün sosyal, siyasal, ekonomik, diplomatik anlamda, hem bireysel hem de devlet-millet olarak başımız dik. Göğsümüzü kabartan onlarca sebep var. Oyun kuran, gerektiğinde kurulan oyunu bozabilen güçlü ve büyük Türkiye'nin bir ferdi olarak Atatürk'ün hedeflediği ilkeler doğrultusunda hiç durmadan ilerliyoruz. Büyük Önder Atatürk'ün hediye ettiği Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türkiye Yüzyılı diye boşuna demedik. Daha güçlü bir Türkiye'nin inşasında Başkan Erdoğan ortaya bir toplumsal sözleşme koydu ve bu sözleşmenin sayfaları, bu milletin her ferdinin hayalleri ve hedefleri ile doldurulacak yeni yüzyılda. Sadece sayfalar dolmayacak. Bu sayfalarda yer alan bütün hayaller, dün olduğu gibi bugünden sonra da tek tek hayata geçirilecek. Bir ve birlikte olduğumuz sürece bizi durdurabilene aşk olsun.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar